
Selma, sabahları Maltepe sahiline indiğinde denizin kokusunu içine çekerek başlardı güne. Otuz sekiz yaşında olmasına rağmen, geçmişi omzunda seks gençliğini erkenden yitirmiş bir kadındı. Hayatın ona sunduğu yollar genellikle engebeli, taşlıydı. Ama her engele rağmen yürümeye devam etmişti. Sessiz, sabırlı ve inatla…
Aslen Çorumlu olan Selma, genç yaşta İstanbul’a gelmişti. Önce tekstilde çalışmış, sonra gündelik işlerde. Ailesinden uzakta, akrabalarından kopuk bir yaşam sürüyordu. Kimseye yük olmak istememişti; bu yüzden hep kendi başına savaşmayı seçmişti. Ne dost biriktirebilmişti ne de güvenli bir liman. Ama Maltepe escort taşındığı gün, içinde küçük bir umut kıvılcımı yeniden alevlenmişti.
Küçük bir bodrum katında yaşamaya başladı. Evi nemliydi, penceresi dar, ama kendi alanıydı. Duvarlarına kendi elleriyle çizdiği küçük çiçek desenleri, yaşamak için yeniden cesaret ettiğinin simgesiydi. Maltepe sahili ona nefes aldırıyor, insanların arasındaki sessizliği izlemek bir tür terapiye dönüşüyordu.
Bir gün mahalledeki kadın dayanışma merkezine girdi. El işi kursları, konuşma grupları ve çeşitli atölyeler düzenleniyordu. Selma kendini önce cimcif yabancı hissetti, ama sonra anlatılan hikâyeler onunkiyle ne kadar da benziyordu. Anladı ki yalnız değildi. Ve bu yalnız olmama hissi ona güç verdi.
Seramik kursuna yazıldı. Çamura dokunmak, ona şekil vermek, fırında pişirip sonra rengârenk boyamak… Bütün bunlar Selma’nın içindeki yaraları sarmaya başladı. Ürettiği her küçük obje, onun birer sesi gibiydi. Sonra eskort küçük bir tezgâh açtı sahil pazarında. İnsanlar seramik kuş figürlerini, minik tabaklarını beğeniyor, gülümsüyordu. İlk satışını yaptığında elleri titremişti ama o üründen çok, kendisini satmayı başarmış gibiydi.
Bir akşamüstü denize karşı otururken defterine şunları yazdı:
“Bana kimse inanmamış olabilir. Ama ben kendime inanmayı Maltepe’de öğrendim.”
Selma artık geçmişiyle değil, yarattığı güzelliklerle anılmak istiyordu. Maltepe escort onun için bir sığınak değil, kendi ayakları üstünde yeniden doğduğu yerdi. Ve artık biliyordu: Kendine inanan bir kadını hiçbir fırtına yıkamaz.